<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>stephen-hawking &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/stephen-hawking/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "stephen-hawking"</description>
	<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 18:55:29 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Tapones de plásticos]]></title>
<link>http://msantaella.wordpress.com/?p=114</link>
<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 10:42:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>msantaella</dc:creator>
<guid>http://msantaella.pt-br.wordpress.com/2008/10/07/tapones-de-plasticos/</guid>
<description><![CDATA[Hace unos meses, antes de que empezara el verano, mi cuñada nos contó que en el colegio en el que ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hace unos meses, antes de que empezara el verano, mi cuñada nos contó que en el colegio en el que trabaja la hermana habían puesto en marcha hacía tiempo una loable iniciativa: el centro escolar estaba acumulando tapones de plásticos con el fin de intercambiar el material por una silla de ruedas eléctrica para una alumna discapacitada. El trato era una tonelada de tapones y a cambio la muchacha tendría una silla que le permitiera valerse por sí misma en casi todo momento (no llegaba a la silla de Stephen Hawking, pero tampoco era necesario).</p>
<p>Desde ese instante, nos volcamos en ese propósito, y extendimos la palabra entre amigos y conocidos de tal forma que ya se nos podría considerar una secta: si ves a alguien que anda mirando al suelo, principalmente a las esquinas es probable que pertenezca a nuestro clan. Poco a poco éramos más, ya no sólo enganchábamos a los amigos, sino que también a los padres y familiares de nuestros colegas.</p>
<p>El furor del tapón no cesaba: estábamos en plena celebración de la victoria de la Eurocopa, ocasión magnífica para recoger una gran cantidad de tapones de las botellas de agua y tinto; nos íbamos a la playa, los chiringuitos eran locales excepcionales por su riqueza "taponil"; la Feria, el Paraíso, no por la diversión, sino porque nos permitía acumular una bolsa en un ratillo; incluso en vacaciones, en un país extranjero, todo iba a la basura, salvo los tapones de plásticos, que tenían su destino en España...</p>
<p>Así hasta que un día, nosotros convencidos de que no sólo se le iba a poder comprar la silla a la chica sino también un coche eléctrico, preguntamos cómo iba el tema y les respondieron a mis cuñados que "ya faltaba poco". De eso hace ya dos meses, y la desmoralización empieza a hacer efecto en el "clan del tapón". Los rumores se suceden: que si son siete toneladas, que si han visto un cartel de se compra tapones... Al final, estoy viendo que la niña por la que se formó la "secta taponil" en realidad es un director o/y un jefe de estudios espabilados, que nos están haciendo a todos el "timo de la estampita" para poder irse el verano que viene a la Riviera Maya.</p>
<p>Si alguien sabe algo del tema, espero que nos pueda dar un poco de luz.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Random Ramblin's: Goodbye, Earth?]]></title>
<link>http://addude13.wordpress.com/?p=187</link>
<pubDate>Mon, 06 Oct 2008 22:07:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>addude13</dc:creator>
<guid>http://addude13.pt-br.wordpress.com/2008/10/06/random-ramblins-goodbye-earth/</guid>
<description><![CDATA[When Stephen Hawking says we ought to start thinking about getting off of Planet Earth, it might be ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>When Stephen Hawking says we ought to start thinking about getting off of Planet Earth, it might be time to listen.</p>
<p>Check it out here: <a href="http://www.cosmosmagazine.com/node/2209/full">Cosmos</a></p>
<p>I realized a little while ago that the only, single, solitary place that a person can write and be "published" without censorship is a blog. OK, maybe if you self-publish a book, you can count that too.</p>
<p>This morning at work, I went into the bathroom and to put it mildly, it reeked. I was washing my hands when another guy walked in, apparently took a whiff, turned and left. So I'm thinking, do I chase after him, yelling "That wasn't me!" or just let it go? I let it go. We're only in this office until the spring anyway.</p>
<p>Facebook is nuts. I'm re-friending all kinds of people from elementary school all the way up through college and previous jobs. It's really cool to see what people are up to.</p>
<p>I do fear the Phillies/Dodgers series, but I'm hoping that the Phillies' pitching will step up - and the big bats (Utley and Howard) come alive.</p>
<p>It rained on the DFW Metroplex today. First time in like 2.5 weeks. Rest of the week's forecast is like 81 and sunny every day. Simply awesome. It's really nice to be in a climate in which you truly feel at home.</p>
<p>So it's going to cost each of us personally $2,300 to bail out Wall Street. Is that going to come off the top of my income taxes or what?</p>
<p>I'm not going to get all political here, but I'm disappointed in the tactics being used in the electoral campaigns. I had hoped, given the two candidates in the running, that we might have had an actual, rational discourse on the issues instead of attack ads and snarky comments.</p>
<p>I wonder if fast-food employees ever feel bad when they have to ask if a morbidly obese person wants to enlarge/super-size their order, and they say yes. I suppose they have to look at it as a personal choice that that person is making.</p>
<p>I take a total of 9 pills a day, consisting of both medications and vitamins. Sadly, none of them endow me with superpowers.</p>
<p>Speaking of...Heroes is on tonight. And there's the usual round of people saying "oh, it sucks" and "it's not as good as it used to be" or my personal favorite: "season one rocked, season two sucked and this one is just blah so far." I kind of agree, but I'm just an easier person to please I guess. I think that most things that are "cool" at one point are inevitably overanalyzed and then found to be "uncool." Yeah, there are storylines that each of us might not like, but at least there are several other intriguing ones at the same time.</p>
<p>Later.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Evrenin Doğuşu, Evrimi ve Tanrı'nın Yeri]]></title>
<link>http://materyalistceseyler.wordpress.com/?p=306</link>
<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 16:31:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>materyalist</dc:creator>
<guid>http://materyalistceseyler.pt-br.wordpress.com/2008/10/05/evrenin-baslangici-evrimi-ve-tanrinin-yeri/</guid>
<description><![CDATA[Stephen Hawking evrenin nasıl başladığını ve yapısını anlatıyor.
EVRENİN KÖKENİ
(Not: S]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:left;">Stephen Hawking evrenin nasıl başladığını ve yapısını anlatıyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;" align="center">EVRENİN KÖKENİ</p>
<p class="MsoNormal"><em>(Not: Stephen Hawking ALS hastalığının çok ilerlemiş olması nedeniyle konuşma yetisini kaybettiği için konuşmalarını bilgisayarı aracılığıyla yapmaktadır. Bu yazı da Profesör Hawking’in konuşma sentezleyicisinden alınmış olan metnin çevirisidir, yazım hataları olabilir.)</em></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><a href="http://materyalistceseyler.wordpress.com/files/2008/10/stephen-hawking.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-311" title="stephen-hawking" src="http://materyalistceseyler.wordpress.com/files/2008/10/stephen-hawking.gif?w=175" alt="" width="175" height="300" /></a>Evrenin kökenine dair problem biraz şu eski soruya benziyor: Tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan. Başka bir deyişle, evreni ne yarattı. Ve evreni yaratan şeyi ne yarattı. Ya da belki de evren ya da onu yaratan şey ezelden beri vardı da yaratılmaları gerekmedi. Son döneme kadar, bilim insanları bilime değil de metafizik ve dine ait olduğunu hissettiklerinden bu tür sorulardan kaçmaya çalıştılar. Fakat son birkaç yılda Bilim Kanunlarının evrenin başlangıcında bile geçerli olmuş olabileceği ortaya çıktı. Bu durumda, evren kendinden ibaret ve tamamen Bilim Kanunları tarafından belirleniyor olabilir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Evrenin yaratılıp yaratılmadığı ve nasıl yaratıldığı konusundaki tartışma tarih boyunca sürüp gitti. Temel olarak iki düşünce geleneği vardı. Pek çok eski gelenek ve Yahudi, Hıristiyan ve İslam dinleri evrenin yakın geçmişte yaratılmış olduğunu savundular. Örneğin Piskopos Usher eski ahitteki insanların yaşlarını toplayarak evrenin yaratılışı için İÖ 4004 tarihine ulaşmıştı. Yakın bir köken fikrini desteklemek için kullanılan bir gerçek insan ırkının kültür ve teknolojide açıkça evrim geçirmesiydi. İlk olarak kimin bir şeyi yaptığını ya da bir tekniği geliştirdiğini hatırlıyoruz. Öyleyse, iddia şu, o kadar uzun süredir ortalıkta olamayız. Aksi halde şu andakinden çok daha fazla ilerleme göstermiş olurduk. Aslında İncil’e göre yaratılış tarihi modern insanların ilk ortaya çıktığı son buz çağının sonlarından daha uzak değil.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Öte yandan Yunan filozofu Aristo gibi bazı insanlar evrenin bir başlangıcı olduğu fikrinden hoşlanmadılar. Bunun İlahi bir müdahale olduğu anlamına geleceğini düşündüler. Onlar evrenin hep var olduğa ve var olacağına, ebedi olduğuna ve yaratılması gereken herhangi bir şeyden daha mükemmel olduğuna inanmayı tercih ettiler. İnsanlığın gelişmesiyle ilgili anlattığım tartışmaya da bir cevapları vardı. Bu cevap da insan ırkını sürekli başladığı yere<span> </span>geri götüren periyodik seller ve doğal afetler olduğuydu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Her iki gelenek de evrenin zaman içinde değişmemesi gerektiğini savundu. Ya şu anki haliyle yaratılmıştı ya da ezelden beri bugün olduğu gibi var olmuştu. O zamanlarda bu doğal bir inanıştı çünkü insan ömrü ve kayıtlı tarihin tamamı o kadar kısadır ki bunlar süresince evren belirgin bir şekilde değişmemiştir. Statik, değişmeyen bir evrende, evrenin hep var olup olmadığı ya da geçmişteki bir zaman aralığında yaratılıp yaratılmadığı gerçekten de metafizik ya da dinin konusudur: her iki teori de böyle bir evreni açıklayabilir. 1781’de filozof Immanuel Kant anıtsal ve oldukça karmaşık bir eser yazdı, Saf Aklın Eleştirisi. Bu eserde evrenin bir başlangıcı olduğuna inanmanın da başlangıcı olmadığına inanmanın da geçerli argümanlar olduğu sonucuna varıyor. Başlıktan da anlaşılacağı gibi çıkarımları yalnızca akıl yürütmeye dayanıyordu. Diğer bir deyişle evren üzerine gözlemlere yer vermiyordu. Zaten, değişmeyen bir evrende gözlemlenecek ne olabilir ki?</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Fakat 19. yy’da Yerkürenin ve evrenin geri kalanının aslında zaman içinde değişmekte olduğuna dair kanıtlar toplanmaya başladı. Bir yanda jeologlar kayaların ve içlerindeki fosillerin oluşumunun yüzlerce ya da binlerce milyon yıl sürmüş olması gerektiğini fark ettiler. Bu Yerkürenin yaşı hakkında Yaratılışçıların söylediklerinden çok daha fazlaydı. Öte yanda Alman fizikçi Boltzmann, Termodinamiğin İkinci Yasasını keşfetmişti. Buna göre evrendeki (entropi denilen bir birimle ölçülen) toplam düzensizlik miktarı zamanla sürekli olarak artmaktaydı. Bu da insanlığın gelişimiyle ilgili olan tartışma gibi evrenin yalnızca sınırlı bir zamandır var olduğu önermesinde bulunuyordu. Aksi halde evren şimdiye dek her şeyin aynı sıcaklıkta olduğu tam bir düzensizlik haline dönmüş olurdu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Durağan bir evren fikriyle ilgili diğer bir zorluk da Newton’ın yerçekimi kanununa göre evrendeki her bir yıldızın diğer yıldızlara doğru çekiliyor olması gerektiğiydi. Öyleyse nasıl oluyordu da birbirlerinden sabit bir uzaklıkta durabiliyorlardı. Üstüste binmeyecekler miydi? Newton yıldızların birbirini çekmesiyle ilgili sorunun farkındaydı. Döneminin önde gelen filozoflarından Richard Bentley’ye mektubunda sonlu bir yıldız topluluğunun hareketsiz kalamayacağı konusuna katıldığını: bir merkez noktasında üstüste bineceklerini söylemiştir. Fakat sonsuz bir yıldız topluluğunun üstüste binmeyeceğini çünkü biraraya gelecekleri bir<a href="http://materyalistceseyler.wordpress.com/files/2008/10/nebula_rcw49_04lrg3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-317" title="nebula_rcw49_04lrg3" src="http://materyalistceseyler.wordpress.com/files/2008/10/nebula_rcw49_04lrg3.jpg?w=300" alt="" width="300" height="236" /></a> merkez noktasının olamayacağını iddia etmişti. Bu sonsuz sistemlerden söz eden birinin karşılaşabileceği açmazlardan birine örnektir. Bir yıldızın üstündeki, evrendeki sonsuz sayıdaki öteki yıldızlardan gelen, güçleri eklemek için farklı yöntemler kullanarak ‘birbirlerine sabit bir uzaklıkta durabilirler mi’ sorusuna farklı cevaplar bulunabilir. Artık biliyoruz ki bunun doğru yöntemi sonlu yıldız bölgelerini hesaba katmaktır. Daha sonra bu bölgenin dışında hemen hemen eşit olarak dağılmış yıldızlardan biraz daha eklenir. Sonlu bir yıldız topluluğu üstüste binecektir. Newton’un yerçekimi yasasına göre bölgenin dışından daha fazla yıldız eklemek bu çöküşü durdurmayacaktır. Bu yüzden sonsuz bir yıldız topluluğu hareketsiz kalamaz. Eğer birbirlerine göreli olarak hareket etmiyorlarsa aralarındaki çekim birbirlerine doğru düşmelerine neden olacaktır. Ayrıca kütle çekimin dağılmanın hızını azalttığı bir şekilde birbirlerinden uzaklaşıyor olabilirler.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Statik ve değişmeyen bir evren fikrinin tüm bu zorluklarına rağmen, onyedinci, onsekizinci, ondokuzuncu yüzyıllarda ve yirminci yüzyılın başlarında kimse evrenin zaman içinde evrim geçiriyor olabileceği görüşünü ortaya atmadı. Hem Newton hem de Einstein evrenin ya toplanıyor ya da genişliyor olması gerektiğini öngörme şansını kaçırdılar. Bu konuda kimse Newton’u suçlayamaz çünkü o evrenin genişlediğinin gözlemlere dayanan keşfinden 250 yıl önce yaşamıştı. Fakat Einstein bunu bilmeliydi. Genel Görelilik Teorisini formüle ettiğinde Newton’un teorisini kendi Özel Görelilik Teorisiyle birleştirmek için “kozmolojik katsayı” diye bir şey ekledi. Bunun evrendeki maddenin çekim etkisini dengeleyebilecek karşı yönde bir kütleçekimsel etkisi vardı. Böylece statik bir evren modeli mümkün oluyordu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Einstein daha sonraları kozmolojik katsayının hayatının en büyük hatası olduğunu söylemiştir. Bu Edwin Hubble’ın 1920’lerde uzak galaksileri gözlemleyerek, uzaklıklarıyla orantılı bir hızla bizden uzaklaşmakta olduklarını göstermesinden sonraydı. Başka bir deyişle, evren daha önceleri düşünüldüğü gibi statik değil, genişlemekte. Galaksiler arasındaki uzaklık zamanla artıyor.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Evrenin genişlemekte olduğunun keşfi, kökeniyle ilgili tartışmayı tamamen değiştirdi. Eğer galaksilerin şu andaki hareketini alır zamanda geriye sararasak, 10 ya da 20 milyar yıl önce, bir noktada hepsi üstüste duruyor olmalıymış gibi görünüyor. Big Bang denilen bu anda evrenin yoğunluğu ve uzayzamanın kıvrımı sonsuz olmuş olmalı. Bu koşullar altında bilinen bütün bilimsel yasalar yıkılır. Bu bilim için bir felakettir. Bilimin tek başına evrenin nasıl başladığını öngöremeyeceğini kastediyorum. Bilimin tek söyleyebileceği şudur: Evren şu an böyle çünkü eskiden öyleydi. Fakat bilim neden Big Bang’den sonra öyle olduğunu açıklayamaz.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Hiç de sürpriz olmayan bir şekilde, pek çok bilim insanı bu sonuçtan memnun olmadı. Big Bang’i engellemek için bazı girişimler de oldu. Bir tanesi Kararlı Hal Teorisi denilen şeydi. Bu fikre göre galaksiler birbirinden uzaklaştıkça, aralarındaki boşlukta sürekli yaratılan maddeden, yeni galaksiler doğuyordu. Evren aşağı yukarı bu günküne benzer bir halde her zaman var olmuştu ve var olmaya devam edecekti.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Kararlı Hal modeli evrenin genişlemeye devam etmesi ve yeni maddenin yaratılması için genel izafiyetin uyarlanmasını gerektiriyordu. İhtiyaç duyulan yaratım oranı çok düşüktü: her yıl kilometreküp başına bir partikül. Bu yüzden bu durum gözlemlerle çelişmeyecekti. Teory ayrıca galaksi ve benzeri nesnelerin ortalama yoğunluğunun hem uzayda hem mekanda sabit olmasını öngörüyordu. Cambridge’de Martin Ryle ve ekibi tarafından galaksi ötesi radyo dalgası kaynakları araştırıldı. Zayıf kaynaklar güçlülerden daha fazlaydı. Ortalama olarak zayıf kaynakların daha uzak olanlar olmasını bekleriz. Öyleyse iki olasılık vardı: Ya evrenin güçlü kaynakların görülme sıklığının ortalamanın altında olduğu bir bölgesindeydik. Ya da kaynakların sıklığı geçmişte, ışığın daha uzak kaynaklardan çıktığı zamanlarda daha fazlaydı. Bu olasılıkların hiçbiri de Kararlı Hal teorisinin radyo kaynaklarının sıklığının uzay ve zamanda sabit olması gerektiği yönündeki önermesiyle uyumlu değil. Karalı Hal teorisinin aldığı son darbe 1965’de mikrodalgalardan oluşan bir arkaplanın keşfedilmesiydi. Bunlar sıcak bir kitle tarafından emilen radyasyonun karakteristik spektrumuna sahiptiler, ki söz konusu mevzuda sıcak terimi pek uygun değil çünkü sıcaklık Mutlak Sıfırın yalnızca 2.7 derece üstündeydi. Evren soğuk, karanlık bir yerdi! Karalı Hal teorisinde böyle bir spektrum gösteren mikrodalgaları üretebilecek mantıklı bir mekanizma yoktu. Bu yüzden teorinin terk edilmesi gerekti.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Tekilliği önlemek isteyen başka bir fikir de iki Rus, Lifshitz ve Khalatnikov tarafından önerildi. <span> </span>Sonsuz yoğunluk durumunun yalnızca galaksiler birbirine doğru hareket ederken ya da birbirinden uzaklaşırken oluşabileceğini söylediler. O zaman bütün galaksiler geçmişte tek bir noktada birleşmiş olurdu. Fakat galaksilerin birbirlerine doğru giderken ya da birbirlerinden uzaklaşırkenki hızlarının yanısıra küçük yan hızları da olabileceği düşünülebilir. Böylece galaksilerin bir şekilde birbirine çarpmasının engellendiği bir büzülme dönemi mümkün olabiliyordu. O zaman evren sonsuz yoğunluk durumuna girmeden yeniden genişlemiş olabilirdi.</p>
[caption id="attachment_315" align="alignright" width="214" caption="Hawking 1965&#39;de ilk eşiyle "]<a href="http://materyalistceseyler.wordpress.com/files/2008/10/hawking.jpg"><img class="size-medium wp-image-315" title="hawking" src="http://materyalistceseyler.wordpress.com/files/2008/10/hawking.jpg?w=214" alt="Stephen Hawking 1965'de ilk eşiyle evlendiğinde" width="214" height="300" /></a>[/caption]
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Lifshitz ve Khalatnikov önermelerini yaptıklarında ben Doktora tezini bitirmek için bir problem arayan bir araştırma öğrencisiydim. İki yıl önce bana ALS, motor nöron hastalığı teşhisi koyulmuştu. Benden iki ya da üç yıllık ömrüm kaldığını anlamam isteniyordu. Bu durumda doktoram üzerinde çalışmaya değmez gibi görünüyordu çünkü bitirmeyi beklemiyordum. Her nasılsa iki yıl geçti ve çok da fazla kötüye gitmemiştim. Dahası nişanlanmıştım. Evlenmek için bir iş bulmam gerekiyordu. İş bulmak için de tezimi bitirmeliydim.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Big Bang tekilliğinin olup olmadığı sorusuyla ilgileniyordum çünkü bu evrenin kökenini anlayabilmek için çok önemliydi. Roger Penrose’la birlikte, bu ve bunun gibi matematiksel problemleri çözebilmek için yeni bir dizi matematiksel teknik geliştirdik. Genel Göreliliğin doğru olması durumunda her türlü mantıklı evren modelinin tekillikle başlaması gerektiğini gösterdik. Bu bilimin evrenin bir başlangıcı olduğunu söyleyebileceği ama evrenin nasıl başlamış olması gerektiğini söyleyemeyeceği anlamına geliyordu: bu konu da Tanrı’ya bırakılıyordu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Tekillikler konusundaki düşünce atmosferindeki değişimi izlemek ilginçti. Ben lisansüstü öğrencisiyken neredeyse hiç kimse tekillikleri ciddiye almıyordu. Şimdi tekillik teoremlerinin bir sonucu olarak hemen hemen herkes evrenin bir tekillikle başladığına inanıyor. Fakat geçen süre içinde ben fikrimi değiştirdim: hala daha evrenin bir başlangıcı olduğuna inanıyorum ama bu bir tekillik değildi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Genel Görelilik Teorisi klasik denilen bir teoridir. Yani, partiküllerin tam olarak tanımlanmış konumları ve hızları olmadığı, kuantum mekaniğinin belirsizlik prensibine göre küçük bir alana dağılmış oldukları gerçeğini hesaba katmıyor. Bu normal durumlarda pek önemli değildir çünkü uzayzamanın eğriliğinin yarıçapı, bir partikülün konumundaki belirsizliğe oranla çok büyüktür. Fakat tekillik teoremleri evrenin şu anki genişleme döneminin başlangıcında küçük bir eğrilik yarıçapıyla aşırı derecede bükülmüş olacağını öngörüyorlar. Bu durumda belirsizlik prensibi çok önemli olacaktır. Bu durumda Genel Görelilik tekillikler öngörerek kendi sonunu getirmiş oluyor. Evrenin başlangıcını tartışmak için Genel Göreliliği ve kuantum mekaniğini birleştiren bir teoriye ihtiyacımız var.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Doğru kuantum kütleçekimi teorisinin tam şeklini henüz bilmiyoruz. Şu an elimizde olan en iyi aday Süpersicimler teorisi ama hala daha bir takım çözülmemiş sorunlar var. Geçerli bir teoride olmasını beklediğimiz belli özellikler var. Bir tanesi Einstein’ın kütle çekimin etkilerinin içindeki madde ve enerji tarafından eğrilmiş ya da bükülmüş bir uzayzaman tarafından yansıtılması gerektiği fikri. Bu eğrilmiş uzayda nesneler düz çizgiye en yakın şeyi takip etmeye çalışırlar. Fakat eğrilmiş olduğu için izledikleri yol kütleçekimsel bir alan tarafından kıvrılmış gibi görülür.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Nihai teoride bulunmasını beklediğimiz başka bir unsur da, Richard Feynman’ın kuantum teorisinin Geçmişler Toplamı olarak formüle edilebilineceği önermesidir. En basit haliyle bu fikir bir partikülün uzayzamanda her türlü olası yol ya da geçmişe sahip olduğudur. Her yol ya da geçmişin şekline bağlı bir olasılığı vardır. Bu fikrin işe yaraması için içinde yaşadığımızın bilincinde olduğumuz gerçek zamanın dışında “hayali” bir zamanda gerçekleşmiş geçmişlerin de hesaba katılması gerekiyor. Hayali zaman kulağa bilim-kurgu edebiyatından fırlamış gibi gelebilir ama oldukça iyi bir şekilde tanımlanmış matematiksel bir kavramdır. Bir anlamda gerçek zamana doğru açıda bir zaman yönü olarak düşünülebilir. Belli noktalardan belli zamanlarda geçmek gibi belli özellikleri olan bütün partikül geçmişlerinin olasılıkları toplanmalı. Daha sonra sonuçlar içinde yaşadığımız gerçek uzay zamana geri uyarlanmalı. Bu kuantum teorisine en tanıdık bakış açısı değil ama diğer yöntemlerle aynı sonuçları veriyor.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Kuantum kütle çekimi konusunda Feyman’ın “Geçmişler Toplamı” düşüncesi evrenin farklı olası geçmişlerini toplamayı da içeriyor. Bu farklı bir şekilde eğilmiş bir uzayzamandır. Geçmişler Toplamına hangi olası eğilmiş uzaylar sınıfının dahil edilmesi gerektiği belirlenmeli. Bu uzay sınıfı seçimi evrenin hangi durumda olduğunu belirler. Eğer evrenin durumunu belirleyen eğilmiş uzaylar sınıfı, tekilliği olan uzayları içeriyorsa bu tür uzayların olasılıkları teori tarafından hesaplanamaz. Onun yerine başka bir yöntem uygulanmalı. Bunun anlamı bilimin böyle tekil uzayzaman geçmişi olasılıklarını öngöremediğidir. Bu yüzden evrenin nasıl hareket etmesi gerektiğini öngöremez. Fakat evrenin yalnızca tekil olmayan eğrilmiş uzaylardan oluşan bir toplam tarafından tanımlanan bir durumda olması da olasıdır. Bu durumda bilimin yasaları evreni tamamen belirler: başlangıcını belirlemek için evren dışı bir şeye başvurulmak zorunda kalınmaz. Evrenin bulunduğu durumun yalnızca tekil olmayan geçmişlerin bir toplamı tarafından belirlendiği önermesi bir açıdan, bir sarhoşun anahtarlarını sokak lambasının altında aramasına benziyor: kaybettiği yer orası olmayabilir ama bulabileceği tek yer orası. Benzer şekilde evren tekil olmayan geçmişlerin toplamıyla tanımlanan bir durumda olmayabilir ama bu bilimin evrenin nasıl olması gerektiğini öngörebileceği tek durum.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1983 Jim Hartle ve ben evrenin durumunun belirli bir geçmişler sınıfının toplamı tarafından gösterilmesi gerektiğini önerdik. Bu sınıf tekillikleri olmayan, sonlu boyutta fakat sınırları ya da kenarları olmayan eğrilmiş uzaylardan oluşmalıydı. Tıpkı Yerkürenin yüzeyi gibi olacaklardı, ama fazladan iki boyutları daha olacaktı. Yerkürenin yüzeyinin sonlu bir alanı vardır fakat tekillikleri, sınırları ya da kenarları yoktur. Ben şahsen bu durumu deneyle test ettim. Dünyayı dolaştım ama aşağıya düşmedim.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Hartle ve benim yaptığımız önerme şöyle tanımlanabilir: evrenin sınır koşulu sınırları olmamasıdır. Yalnızca evren “sınırsızlık” durumundayken, bilimin yasaları tek başlarına her olası geçmişin ihtimallerini belirleyebilir. Öyleyse yalnızca bu durumda bilinen yasalar evrenin nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyebilir. Evren herhangi başka bir durumda ise “Geçmişler Toplamı”ndaki eğrilmiş uzaylar sınıfı tekilliği olan uzayları içerir. Böyle tekilliği olan geçmişlerin olasılıklarını hesaplamak için bilinen bilim yasalarının dışında prensiplerin işe karıştırılması gerekir. Bu prensip bizim evrenimizin dışında bir şey olur. Onu evrenin içinden anlayamayız. Öte yandan eğer evren “sınırsızlık” durumundaysa prensipte evrenin nasıl hareket etmesi gerektiğini Belirsizlik Presibinin koyduğu limitlere kadar tamamen hesaplayabiliriz.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Evrenin “sınırsızlık” durumunda olması besbelli bilim için iyi olurdu, ama öyle olup olmadığını nasıl söyleyebiliriz? Cevap şu: sınırsızlık önermesi evrenin nasıl davranması gerektiğine dair kesin öngörülerde bulunur. Eğer bu öngörüler gözlemlerle uyuşmazsa, evrenin “sınırsızlık” durumunda olmadığı sonucuna varabiliriz. Bu yüzden “sınırsızlık” önermesi filozof Karl Popper’ın tanımladığı anlamda iyi bir bilimsel teoridir: gözleme dayanarak yanlışlanabilir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Eğer gözlemler öngörüyle uyuşmazsa olası geçmişler sınıfında tekillikler olması gerektiğini biliriz. Fakat bileceğimizin hepsi bu olur. Tekil geçmişlerin olasılıklarını hesaplayamayız. Bu yüzden evrenin nasıl hareket etmesi gerektiğini hesaplayamayız. Eğer yalnızca Big Bang’de meydana geldiyse bu öngörülemezliğin çok sorun yaratmayacağı düşünülebilir. Zaten bu 10 ya da 20 milyar yıl önceydi. Ama eğer öngörülebilirlik Big Bang’deki çok güçlü kütleçekimsel alanlarda yıkıldıysa, her yıldız çöküşünde de yıkılabilir. Bu, yalnızca bizim galaksimizde bile haftada birkaç defa gerçekleşebilir. Öyleyse öngörü gücümüz, hava durumu tahmini standartları için bile zayıf olacaktır.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Tabii, uzak bir yıldızda oluşan öngörülebilirlik yıkılışının bizi ilgilendirmediği de söylenebilir. Fakat kuantum teorisinde, gerçekten yasaklanmış olmayan bir şey gerçekleşebilir ve ~gerçekleşecektir. Öyleyse, eğer olası geçmişler sınıfı tekilliği olan uzaylar içeriyorsa bu tekillikler yalnızca Big Bang’de ve çöken yıldızlarda değil her yerde oluşabilir.<span> </span>Bu da hiçbir öngörüde bulunamayacağımız anlamına gelir. Öte yandan olayları öngörebiliyor olduğumuz gerçeği tekillikler aleyhine ve “sınırsızlık” önermesi lehine deneysel kanıttır.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Peki sınırsızlık önermesi evren için neleri öngörüyor. Vurgulanacak ilk nokta, evren için bütün olası geçmişler boyut olarak sonlu olduğu için, zamanı ölçmek için kullanılacak her çokluğun bir en büyük ve en küçük değeri olacaktır. Yani evrenin bir başlangıcı ve bir sonu olacak. Fakat başlangıç bir tekillik olmayacak. Onun yerine biraz Yerküre’nin Kuzey Kutbuna benzeyecek. Eğer zaman benzetmesi olarak Yerküre yüzeyindeki enlem dereceleri alınırsa, Yerküre’nin yüzeyinin Kuzey Kutbunda başladığı söylenebilir. Yine de Kuzey Kutbu Yerküre üzerindeki son derece sıradan bir noktadır. Hiçbir özelliği yoktur ve Yerkürenin diğer yerlerinde geçerli olan aynı kanunlar Kuzey Kutbunda da geçerlidir. Benzer bir şekilde “evrenin başlangıcı” diye etiketleyeceğimiz olay, uzayzamanın sıradan bir noktası olabilir, bilim yasaları diğer yerlerde olduğu gibi başlanıçta da geçerli olacaktır.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yerküre’nin yüzeyi benzetmesinden yola çıkarak, Kuzey Kutbunun Güney Kutbuna benzemesi gibi evrenin sonunun başlangıcına benzediği beklenebilir. Fakat Kuzey ve Güney Kutuplarının evrenin başlangıcına ve sonuna karşılık gelmesi hayali zamanda olan bir şey, yaşadığımız gerçek zamanda değil. Hayali zamandaki “Geçmişler Toplamı” gerçek zamana uyarlanırsa, gerçek zamandaki evrenin başlangıcının bitişinden çok farklı olabileceği görülür. İki nedenden ötürü sınırsızlık önermesinin evrenin başlangıcı ve bitişiyle ilgili öngördüklerinin ayrıntılarını belirlemek zor. Birincisi kuantum mekaniğinin Belirsizlik Prensibine göre kütle çekimini yöneten yasaları tam olarak bilemiyor olmamız. İkincisi kesin yasaları bilsek bile tam öngörülerde bulunmak için onları kullanamayız. Denklemleri tam olarak çözmek çok zor olur. Yine de sınırsızlık koşulunun ne anlama geldiğine dair yaklaşık bir fikir edinmek mümkün görünüyor. Jonathan Halliwell ve ben böyle yaklaşık bir hesaplama yaptık. Evreni üzerinde küçük yoğunluk bozuklukları olan düzgün ve tektip bir arkaplan gibi ele aldık. Gerçek zamanda, evren genişlemesine minimum yarıçapta başlamış gibi görünür. İlk başlarda genişleme, şişme (enflasyon) denilen şekilde olur. Evren saniyenin her küçük parçasında boyutunu iki katına çıkarır, tıpkı bazı ülkelerde her yıl fiyatların ikiye katlanması gibi. Ekonomik şişmede (enflasyonda) dünya rekoru muhtemelen Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanyasına aittir. Bir somun ekmeğin fiyatı bir markın altındayken bir kaç ay içinde milyonlarca marka çıktı. Ama bu erken evrende ortaya çıkmış gibi görülen şişmenin yanında hiçbir şey değildir: saniyenin minik bir parçası içinde, boyutta en azından milyon milyon milyon milyon milyon kere artış. Tabii bu şu anki hükümetten önceydi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Bu şişme iyi bir şeydi, geniş anlamda düzün ve tektip olan ve tam da geri çöküşü engelleyecek kritik oranda genişleyen bir evren üretti. Şişme evrenin bütün içeriğini, kelimenin tam anlamıyla yoktan var ettiği için de iyi bir şeydi. Evren kuzey kutbu gibi tek bir noktayken hiçbir şey içermiyordu. Şimdi evrenin gözlemleyebildiğimiz kısımlarında 10 ila 80 partikül var. Tüm bu partiküller nerden çıktı? Cevap, Görelilik ve kuantum mekaniğinin enerjiden partikül – anti partikül çiftleri halinde madde üretimine izin veriyor olmasıdır. Öyleyse maddeyi üretecek enerji nerden geldi? Evrenin maddenin pozitif enerjisini tam olarak karşılayan korkunç bir negatif kütleçekimsel enerji borcu var. Enflasyon döneminde evren daha fazla maddenin oluşumunu finanse etmek için kütle çekimsel enerjisinden büyük miktarda borç aldı. Sonuç Reagan dönemi ekonomisi için zaferdi: maddi nesnelerle dolu, hareketli ve genişleyen bir evren. Kütleçekimsel enerji borcunun evrenin sonuna kadar ödenmesi gerekmeyecek.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Erken evren tam olarak homojen ve tektip olamaz çünkü bu kuantum mekaniğinin Belirsizlik Prensibine uymaz. Onun yerine tektip yoğunluktan sapmalar olmalı. Sınırsızlık önermesi yoğunluktaki bu farklılaşmaların en düşük seviyede başlayacaklarını söyler. Yani Belirsizlik Prensibine uygun olarak, mümkün olduğunca küçük olacaklar. Enflasyon şeklindeki genişleme sırasında büyüyecekler. Enflasyon şeklinde genişleme dönemi bitince, ortada bazı bölgeleri diğerlerinden biraz daha hızlı genişleyen bir evren kalacak. Daha yavaş genişlemenin olduğu bölgelerde maddenin kütleçekimsel etkisi genişlemeyi daha da yavaşlatacaktır. Sonunda bölge genişlemeyi bırakacak ve büzülüp galaksileri ve yıldızları oluşturacaktır. Bu şekilde sınırsızlık önermesi çevremizde gördüğümüz bütün karmaşık yapıyı açıklayabiliyor. Fakat evren için tek bir öngörüde bulunmuyor. Farklı olasılıkları olan bütün bir olası geçmişler ailesi öneriyor. Olasılığı düşük de olsa Walter Mondale’in geçtiğimiz başkanlık seçimini kazanmış olduğu bir olası geçmiş de olabilir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Sınırsızlık önermesi evrenle ilgili işlerde Tanrı’nın rolüyle ilgili kapsamlı çıkarımlarda bulunur. Artık evrenin iyice tanımlanmış yasaları göre evrildiğini biliyoruz. Bu yasalar Tanrı tarafından koyulmuş olabilir ama bu yasaları çiğneyip evrene müdahale ediyormuş gibi görünmüyor. Fakat son döneme kadar evrenin başlangıcında bu yasaların geçerli olmadığı düşünülüyordu. Çarkların hareketini başlatmak ve evreni dilediği gidişata sokmak Tanrı’ya kalıyordu. Böylece evrenin şu anki durumu Tanrı’nın ilk koşulları seçmesinin sonucu olacaktı. Fakat sınırsızlık önermesinin doğru olması halinde vaziyet çok farklı olacaktır. Bu durumda fizik kuralları evrenin başlangıcında da geçerli olur. Yani Tanrı’nın ilk koşulları belirleme özgürlüğü olmaz. Tabii Tanrı hala daha evrenin uyduğu yasaları belirleyebilir. Fakat bu pek fazla bir seçim olmaz. Kendileriyle çelişmeyen az sayıda yasa olabilir ve bizim gibi “Tanrı’nın doğası nedir?” diye soran karmaşık varlıklara yol açabilir. Yalnızca tek bir olası yasalar grubu da olsa, o yalnızca bir denklemler grubudur. Denklemlere ateş üfleyen ve yönetmeleri için onlara bir evren yapan nedir? Yoksa nihai birleşik teori o kadar hükmedici ki kendi kendini mi var ediyor? Bilim evren nasıl başladı sorusuna cevap verebilse bile, neden var olmaya zahmet ediyor sorusunu cevaplayamaz. Belki bunu yalnızca Tanrı cevaplayabilir. <span> </span></p>
<p class="MsoNormal">Stephen Hawking</p>
<p style="text-align:right;">çeviri: materyalist</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Oddities - A Random Selection of My Favourite Possessions]]></title>
<link>http://andreamacmillan.wordpress.com/?p=357</link>
<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 13:53:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>Drea M.</dc:creator>
<guid>http://andreamacmillan.pt-br.wordpress.com/2008/10/05/oddities-a-random-selection-of-my-favourite-possessions/</guid>
<description><![CDATA[ 
My last couple of posts have been kind of wordy, so I think we all deserve a little break. 
The]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>My last couple of posts have been kind of wordy, so I think we all deserve a little break. </p>
<p>The following visual feast is an assortment of crap that kicks around my flat making me *sigh*smile*laughobnoxiously*</p>
<p>Enjoy.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/09/crap-1401.jpg"><img class="size-medium wp-image-361 alignnone" title="crap-1401" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/09/crap-1401.jpg?w=225" alt="" width="225" height="300" /></a></p>
<p> My Oscar - a gift from my high school boyfriend. I suspect it was his subtle way of telling me I was a drama queen. Whatever.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/10/crap-141.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-375" title="crap-141" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/10/crap-141.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Your eyes do not deceive you.  This little gem was discovered while rummaging around a junk store - it may in fact be the only one of its kind.  It was a find of a lifetime, celebrated with much hooting and hollering.  It may even possess magical properties.</p>
<p>Yes, it's the Book On Tape of the brilliant bestselling book on astrophysics written by The One and Only Stephen W. Hawking (my personal hero) as read aloud by...Michael Jackson.  Yes, indeedy.  Michael Jackson.  (Because Dr. Hawking is so awesome, I'm going to give him the benefit of the doubt and assume that this was approved by him at a time when MJ was still cool.  And, you know...black.  And, you know, ...possessed a nose.)</p>
<p>To tell the truth, I haven't actually had the nerve to listen to it yet.  I'm not sure there is enough alcohol on the planet to make that possible.  Well, and I'm sort of afraid the gates of hell may open if I ever do.  So I may just put it in a nice shadowbox.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/10/crap-153.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-377" title="crap-153" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/10/crap-153.jpg?w=225" alt="" width="225" height="300" /></a></p>
<p>My leopard-skin pillbox hat.  (Chill out, it's <em>faux </em>leopard-skin.  I'm vegan, for cripes' sake.)</p>
<p>But, yeah.  Bob Dylan actually wrote the song about me, you know, not Edie Sedgewick.  Always stealing my thunder, that stupid wench.</p>
<p>(Oh, and the mask and Satanic-looking tiara in the background are not just props left over from a debaucherous night on the town.  I actually wear them both on a very regular basis.  I like to look pretty.)</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/10/crap-158.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-378" title="crap-158" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/10/crap-158.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>BIG.  ASS.  SHELLS.  Found here on the bee-yoo-tee-full South Shore.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/10/crap-159.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-379" title="crap-159" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/10/crap-159.jpg?w=225" alt="" width="225" height="300" /></a></p>
<p> Lava lamp night light.  Every home should have one.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/10/crap-160.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-380" title="crap-160" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/10/crap-160.jpg?w=225" alt="" width="225" height="300" /></a></p>
<p>Understand Your Mother breath spray.  Priceless.  A gift from (who else) my mother. </p>
<p>It doesn't work for shit, by the way.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/10/crap-164.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-381" title="crap-164" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/10/crap-164.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Gum, a gift from my, well, I was gonna say 'BFF' but Paris Hilton has ruined that term for me.  But you get the idea. </p>
<p>"Don't Have Ugly Children Beauty Gum" and "Be Gone Evil Twin Gum." </p>
<p>My friend was really hoping that second one would work.  It, like the "Understand Your Mother" breath spray, was disappointingly ineffective.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/10/crap-167.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-383" title="crap-167" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/10/crap-167.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>My books.  This is only a very small portion of my current library.  A very, very small portion.  I'm not posting pics of the rest because I don't want to overwhelm you.  Or scare you.</p>
<p>I'm seeking a support group.  (But I don't expect it will work, either.)</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/10/crap-001.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-385" title="crap-001" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/10/crap-001.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>My flavoured toothpaste collection.  Because you just never know if it's gonna be a 'watermelon' kind of day or a 'citrus blast' kind of day...or maybe a snuggle-into-bed-tasting-like-'vanilla' kind of night.</p>
<p>Go ahead and laugh.  You're just jealous.</p>
<p> </p>
<p>And finally, something that is one of my favourite things (today it is, anyway - sometimes it is future cat stew) :</p>
<p> </p>
<p><a href="http://andreamacmillan.files.wordpress.com/2008/10/crap-003.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-386" title="crap-003" src="http://andreamacmillan.wordpress.com/files/2008/10/crap-003.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>The Glorious, the Dignified, the Incomparable...*</p>
<p>PYEWACKETT THE MAGNIFICENT  (Or...'RETARDED.'  I get those words mixed up sometimes.)</p>
<p>*<em>This is supposed to be a cat play tunnel, by the way.  Wacky is such a fat-ass (it's hard to tell from the pic, but the tunnel is HUGE) that it's sort of more like his very own leopard-skin pillbox hat.  Kinda stylin', really.</em></p>
<p> </p>
<p>Have a nice day.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Suna Kıraç´ın bilinmeyen acısı]]></title>
<link>http://iksir.wordpress.com/?p=510</link>
<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 11:04:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://iksir.pt-br.wordpress.com/2008/10/05/suna-kirac%c2%b4in-bilinmeyen-acisi/</guid>
<description><![CDATA[
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Suna Kıraç, hayatını, evliliğini, kızını evlat ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/32501.jpg" alt="suna kıraç" /></p>
<p>Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Suna Kıraç, hayatını, evliliğini, kızını evlat edinmesini ve çalışma hayatını anlattı. Kıraç´ın, 6 yıldır gözleriyle konuşabildiği ilk kez açıklandı.</p>
<p>Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sunan Kıraç’ın hayatını, evliliğini, kızı İpek’i evlat edinmesini, çalışma anılarını hastalığını ve hayallerini anlattığı ´Ömrümden Uzun İdeallerim Var!´ adlı kitabı yayınlandı. 1998 yılında anılarını yazmaya karar veren Suna Kıraç’ın kitabı, eşi İnan Kıraç tarafından notları derletilerek, Rıdvan Akar’ın editörlüğünde 3 Hazian’daki doğum gününe yetiştirildi.<!--more--></p>
<p><strong>GELİRİ EĞİTİME:</strong> Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından satışa sunulacak kitap, ilk kez dün akşam Suna Kıraç’ın 65’inci doğumgünü nedeniyle dün akşam Pera Müzesi’nde İnan Kıraç tarafından düzenlenen davette aile dostlarına hediye edildi. Kitap, 12 Haziran’dan itibaren D&#38;R, Migros, Tansaş, Pera Müzesi ve büyük kitapevlerinde kitapseverlere ulaşacak. Kitabın bütün geliri Suna Kıraç’ın kuruluşuna öncülük ettiği Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV) bırakılacak. Koç Holding’in kurucusu Vehbi Koç’un kızı Suna Kıraç, kitabında çocukluğunun yanısıra yakalandığı hastalığın mücadelesini de ´Bir direniş öyküsü´ başlığıyla anlatıyor.</p>
<p><img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/254433.jpg" alt="sun kırac ve eşi" /><br />
Amyotrophic Lateral Sclerosis (ALS), ilk kez 1874 yılında tanımlandı. İlerleyici bir sinir sistemi hastalığı olan ALS, Motor Nöron Hastalığı olarak da biliniyor. ALS, merkez sinir sistemi ve beyin sapındaki motor hücrelerin (nöronlar) kaybı sonucunda kaslarda zaafiyete ve erimeye yol açıyor. Türkiye’de yaklaşık 7 bin ALS hastası var. Ünlülerden Fenerbahçeli Sedat Balkanlı ve fizikçi Stephen Hawking de bu hastalıktan mustarip</p>
<p><strong>HASTALIĞINI İLK KEZ PAYLAŞTI: </strong>Kitabı yayına hazırlayan Rıdvan Akar, kitabın önsözünde şu cümlelere yer veriyor: ´Suna Kıraç, tam altı yıldır sadece gözleriyle konuşuyor. Yakalandığı o melun hastalık nedeniyle vücudunu hareket ettiremiyor, yürüyemiyor, konuşamıyor, başını bile hareket ettiremiyor. Buna karşılık pırıl pırıl beyni ile hayallerini gerçekleştirmek için düşünüyor proje üretiyor. Bu kitap Suna Kıraç’ın o insanüstü direnişini anlatıyor. Pes etmeyen, hastalığına yenik düşmeyen ve yaşamı seçen bir annenin, eşin ve işkadınının hayatı.´</p>
<p><strong>GÖZLERİYLE KELİME YAZIYOR: </strong>Suna Kıraç 6 yıldır yaşamla bağını sadece gözleriyle kuruyor. Gözleriyle konuşuyor. Konuşmak ya da bir mesaj iletmek istediğinde tam karşısına koyu renklerle yazılmış 29 harften oluşan alfabe konuluyor. Hemşireler tek tek harfleri gösteriyor. Suna Kıraç kirpiklerini kırpıştırdığında ilgili harf yazılıyor. Kelimeler tek tek bulunarak cümle oluşturuluyor.</p>
<p><strong><span style="font-size:medium;">İkiz kızlarım olsun istedim sonra İpek’i bağrıma bastım</span></strong><br />
<img src="http://www.haber7.com/haber/20060604/%C2%B4http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1625455.jpg%C2%B4" alt="/_newsimages/1625455.jpg" align="right" /><br />
<strong>SUNA</strong> ve İnan Kıraç çifti, evliliklerinin 15 yılında çocuk sahibi olamayınca, adını ’İpek’ koyacakları bir bebeği evlat edinme kararı aldılar. Suna Kıraç, kitabında o günleri şöyle anlatıyor: ´İkiz kızlarım olsun istiyordum. Ancak üç yıl geçti. Bir pazartesi günü İnan heyecanla geldi, ’İkiz bulamamışlar ama tam bize göre bir kız çocuğu varmış, gidip görmemizi istiyorlar’ dedi. Hastaneye gittiğimizde yavrum İpek oradaydı ve henüz dört aylıktı. İş dünyasının bize kazandırdığı tedbirlilikle İnan, ’Bize bir gün verin, muayene ettirelim’ dedi. O gün doktor bize bugün bile unutamadığım çok özlü bir şey söyledi: Diyelim ki bu çocuk sakat çıktı, artık onu bırakamazsınız’ dedi. Eve döndüğümüzde karmakarışık duygular içindeydik. Doktorun söylediklerini o gece daha iyi anladık. İpek’ten vazgeçemezdik. Gittik ve yavrumuzu bağrımıza bastık.´</p>
<p><strong><span style="font-size:medium;">’Ölümü öpün’ dedi, kızı İpek makineye bağlanmaya ikna etti</span></strong></p>
<p><strong>VEHBİ</strong> Koç’un vefatı sonrasında iş yükü artan Suna Kıraç, hastalığının ilk belirtilerini 55 yaşında yaşamaya başlamış. 1996’da sesinin kısılması, 1997’de ellerindeki uyuşma, 1998’de dilinin peltekleşmeye başlaması bu hastalığın işaretleriydi. Kitapta ´Bir direniş öyküsü´ adlı bölümde Suna Kıraç’ın hastalığının ortaya çıkışı şöyle anlatılıyor: ´1998’de İnan Kıraç Amerika’da mide ameliyatı olacaktı. Suna Kıraç’ın da muayene olmasına karar verildi. İnan Kıraç ameliyatlı olduğu için tek başına tahlillerini yaptırdı. Biyopsi sonucunda doktorlar Suna Kıraç’la görüşmek istedi. Houston Methodist Hospital Neurology Bölümü’nün başındaki Prof. Dr. Y. Harati ’Hastalığınız ne yazık ki ALS!. Kötü bir hastalık ve bir ilacı ok. Hastalığın nedenini de bilmiyoruz’ dedi.</p>
<p><strong>KIRAÇLARA BÜYÜK ŞOK: </strong>Kıraçlar yaşamlarının en büyük şokunu yaşıyordu. ALS, merkezi sinir sisteminde ve beyin sapı adı verilen bölgede motor hücrelerin (nöronlar) kaybı nedeniyle ortaya çıkıyor. Hücre kaybı kaslarda zaaf ve erimeye yol açıyor. Kaslardaki zayıflık ellerde ve bacaklarda ağız yutak bölgesinde ya da dilde başlayabiliyor ve sürekli ilerleyerek yayılıyor. İleri devrelerinde solunum yetersizliğine de yol açabiliyor. Hastanın zihinsel foksiyonları ve belleği hiç bozulmuyor. Doktor son olarak 3-5 yıl içinde solunum cihazına bağlanacağını, 7 yıl içinde de yaşamını yitireceğini söyledi. Suna ve İnan Kıraç birbirlerine sarılarak ağlamaya başladılar.</p>
<p><strong>ANNENE KÖTÜ ŞEYLER OLUYOR: </strong>Bir gece sabaha karşı İnan Kıraç uykusundan Suna Kıraç’ın nefes almak için zorlandığı o seslerle uyandı. Suna Kıraç’ın nefes alışı gitgide azalıyordu. Amerikan Hastanesi’ndeki doktorlar hemen hastaneye ulaştırılması gerektiğin söyledi. İnan Kıraç kızı İpek’i uyandırdı. ’Annene kötü şeyler oluyor, hazırlan hastaneye gidiyoruz’ 13 yaşındaki İpek korkmuştu. Ambülans gelmişti. Suna Kıraç sedyeye konulacağı sırada bir an durdu ve evine şöyle bir baktı. İnan Kıraç da bu bakışı yakalamıştı: Baktı ve ağlamaya başladı. Bu, eve Allahaısmarladık anlamına geliyordu.´</p>
<p><strong>BENİ MAKİNEYE BAĞLAMAYIN: </strong>Suna Kıraç başına gelecekleri anlayınca İnan Kıraç ile şu konuşmayı <img src="http://www.haber7.com/haber/20060604/%C2%B4http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1625454.jpg%C2%B4" alt="/_newsimages/1625454.jpg" align="right" />yapmış: ´İnan senden bir isteğim olacak, bunun sonu makine ama ben makineli bir hayatı istemiyorum. O gün geldiğinde sana soracaklar ve sen muhakkak hayır diyeceksin. Ölümü öp bunu yapacaksın.´</p>
<p><strong>SANA İHTİYACIM VAR ANNE: </strong>14 Ağustos 2000’de yeniden hastanaye kaldırıldığında doktorlar onu hızla makinelere yani yaşama bağlamaya çalışıyordu. O ise makineye bağlanmamakta kesin karar almıştı. İpek sadece 13 yaşındaydı. Annesine, ´Anne ben daha çok gencim ve benim sana ihtiyacım var. Beni evlat olarak aldığında anne olmaya karar verdin. Bu sorumluluğun, bana karşı görevlerin henüz bitmedi. Beni üniversiteye sokacak, evlendireceksin. Anneme çok ihtiyacım var´ dedi. İpek’in bu sözlerinden sonra Suna Kıraç suskunluğunu bozdu ve ’tamam’ dedi.</p>
<p><strong><span style="font-size:medium;">Galatasaray Başkanı olursan yenilince Koç’a küfrederler</span><br />
</strong><br />
SUNA Kıraç kitabının 74’üncü sayfasında da İnan Kıraç’ın Galatasaray’a başkan olmasını neden engellediğini anlatıyor. Bu bölümde; ´İnan’ın yaşamı ve tercihlerine her zaman saygılı oldum. Muhalefet ederek, engellediğim tek konu Galatasaray oldu´ diyen Suna Kıraç şöyle devam ediyor: ´1979’da Selahattin Beyazıt Galatasaray başkanlığı için listesini hazırlarken İnan’a ’Bir ilke imza atalım; listemiz seçildiğinde sen başkan olacaksın, ben de yönetim kurulu üyeliği yapacağım. Çünkü değişik yapıda bir adamsın ve Galatasaray’a faydalı olabilirsin’ demiş. O da bir Galatasaray’lının ulaşabileceği bu en güzel mevkinin heyecanını duyuyordu. Konuyu akşam yemeğinde açtı. Ona sadece ’böyle bir şey yaptığın takdirde ayrılırız, boşarım seni’ dedikten sonra yemekten kalktım ve uyumaya gittim. İnan öylece kalakalmıştı.</p>
<p><strong>SANA PARA KASASI DERLER: </strong>İnan bu çıkışımı işyerindeki bir tatsızlığa yormuş. ertesi sabah kahvaltıda konuyu yeniden açtı. Son söyleyeceğimi dobra dobra baştan söyleyerek konuşmaya başladım. Dedim ki; ´Maç kazanacaksınız herkes pohpohlayacak, kaybettiğiniz takdirde de herkes küfredecek. Dolayısıyla benim aileme de küfür edecekler. Koç’la Galatasaray birbirine karışacak. Sana para kasası gözüyle bakacaklar. Alt tarafı 11 kişinin peşinden koşan bir adam durumuna düşeceksin. Ben bunu yanlış görüyorum. Buna girme. Kaldı ki çok popüler bir isim olursun ki aile bunu istemez.´</p>
<p><strong><span style="font-size:medium;">Fidye ödenmesine karşı çıktı, Nebbaşlar pes etti</span><br />
</strong><br />
SUNA Kıraç, 1996’da vefat eden babası Vehbi Koç’un mezarından naaşının çalınması üzerine nebbaşlara (naaş hırsızlarına) fidye ödenmesine kesin bir tavırla karşı çıkmış. Kitabın 161’inci sayfasında bu konuda şu bilgiler yer alıyor: ´Naaşın çalınmasından itibaren aile tarafından oluşturulan kriz komitesine Suna Kıraç başkanlık etti. En kritik eşik nebbaşların fidye isteği karşısında gösterilecek tavırdı. Fidyenin ödenmesi halinde ülkeyi ve Koç Ailesi’ni sıkıntıya sokan bu kriz sonlandırılabilirdi. Suna Kıraç, ilk dakikalardan itibaren böylesi bir tehdite, şantaja popuç bırakılmaması gerektiğini savundu. Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan da görüş alındı. Babasının naaşı bulunsa da bulunmasa da babasının kabri onu defnettikleri mezar olacaktı. Nebbaşlar da bu kararlılık karşısında çaresiz kaldılar ve 2.5 ay sonra naaş bulundu.´</p>
<p><strong><span style="font-size:medium;">Bernar Bey imam nikahını 300 altınla bağladı</span></strong></p>
<p>SUNA Kıraç ’Ömrümden Uzun İdeallerim Var’ adlı kitabında; İnan Kıraç ile imam nikahı kıyılmasının öyküsünü de 67’inci sayfada şöyle anlatıyor: ´İmam nikahı için yapılan törene ben ve İnan katılmadık. İmam nikahında benim şahidim dayım (Emin Aktar), İnan’ınki ise Bernar Nahum’du. Töre gereği önce altın (Mihir) pazarlığı yapıldı. Dayım yeğenine öyle yüksek değer biçmişti ki Bernar Bey, ’bizim oğlan fakir o kadarını veremez’ dedi. Bunun üzerine babam pazarlığa müdahale etti ve 300 altınla kapattı. Yani İnan benden ayrılacak olsa 300 altın ödeyecekti.´</p>
<p><span style="font-size:medium;"><strong>İnan’ı evlendikten epey sonra sevmeye başladım</strong><br />
</span><br />
SUNA Kıraç, kitabının ´İnan’çlı yaşam´ bölümünde ise İnan Kıraç ile tanışmasını ve evlenmesinin öyküsünü şu sözlerle anlatıyor: ´İnan (Kıraç) Ankara’da yaşıyordu. İlk karşılaşmamızda Ankara Palas’ta yemeğe çıkmıştık. İnan beni dansa kaldırmak istedi. ’Ben dans etmem’ yanıtını verince kös kös yerine oturdu. Aradan zaman geçti İnan Londra’ya yerleşti. Koç Grubu Otoyol’u satın alınca İnan Genel Müdür olarak geri döndü. Üç yıl boyunca aramızda iş ilişkisinden kaynaklanan mesafeli bir duruşumuz vardı. İnan’a dönük projelerim başkaydı, İnan’ı arkadaşlarımla evlendirmek gibi bir niyetim vardı. O gün Tepebaşı’ndaki Pelit’te buluşacaktık. Ancak geç kaldım. Nasıl olsa bekler diye düşünüyordum. Beyoğlu’ndaki ofisimizin kapısı açıldı ve İnan hışımla kükreyerek içeri girdi. İnan bana ’Yeter artık benimle oynamayın, ya bugün yüzük takarız ya da bu iş burada biter’ dedi. Çok ısrarlıydı, ’Nişanlanalım’ dedi. Annem o akşam konuyu babama açmış, babam hiç itiraz etmemiş. İnan ile evliliğim, yaşam biçimi haline getirdiğim mantığımın eseriydi. İnan’ı evlendikten bir hayli sene geçtikten sonra sevmeye başladım, Çünkü İnan’ı değiştirmeye çabalamaktan vazgeçtim.´</p>
<p>kaynak:http://www.haber7.com/haber/20060604</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Scientific wager]]></title>
<link>http://supradeepnarayana.wordpress.com/?p=124</link>
<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 09:00:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>supradeepnarayana</dc:creator>
<guid>http://supradeepnarayana.pt-br.wordpress.com/2008/10/04/scientific-wager/</guid>
<description><![CDATA[I am sure most of you would have heard of the famous Stephen Hawking bet with Kip Thorne and Piskell]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>I am sure most of you would have heard of the famous Stephen Hawking bet with Kip Thorne and Piskell. It certainly makes the matter more interesting and also brings in unintended attention.  I became more curious on the bet made by Richard Feynman. He promised to pay 1000 dollars to anybody who can make a motor 1/64 th the size of an inch. It was solved by an engineer with the existing technology. Feynman was disappointed as the solution did not require a new technology to slove the problem. But physicist Phillip Ball claimed the solution exposed our lack of understanding of the current technology. It struck me then that my research RSFQ might also be in some kind of state which needs similar challenge.</p>
<p>More to come........</p>
<p>Reference : <a href="http://www.nature.com/nature/journal/v420/n6914/full/420354a.html">http://www.nature.com/nature/journal/v420/n6914/full/420354a.html</a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[News From Around The Blogosphere 10.4.08]]></title>
<link>http://skepacabra.wordpress.com/?p=691</link>
<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 06:29:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>mjr256</dc:creator>
<guid>http://skepacabra.pt-br.wordpress.com/2008/10/05/news-from-around-the-blogosphere-10408/</guid>
<description><![CDATA[
The Freedom From Religion Foundation is suing President Bush and many others over making the Nation]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://skepacabra.wordpress.com/files/2008/10/shredding-constitution.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-666" title="shredding-constitution" src="http://skepacabra.wordpress.com/files/2008/10/shredding-constitution.jpg?w=238" alt="" width="196" height="247" /></a></p>
<p>The Freedom From Religion Foundation is <a href="http://ap.google.com/article/ALeqM5jx_1ONlKrjl6772IYzxULImuf1_AD93JBPP00">suing President Bush and many others</a> over making the National Day of Prayer a federal holiday.</p>
<p><a href="http://bp1.blogger.com/_Pi6YkxGBySg/RshbB0d0ZPI/AAAAAAAAAZQ/-2NgzH3H5Cs/s400/1499194.jpg"><img class="alignleft" src="http://bp1.blogger.com/_Pi6YkxGBySg/RshbB0d0ZPI/AAAAAAAAAZQ/-2NgzH3H5Cs/s400/1499194.jpg" alt="" width="98" height="146" /></a>A man in Tuscon allegedly <a href="http://www.azstarnet.com/metro/259732.php" target="_blank">ran a house of prostitution camouflaged as a church</a>.</p>
<p><a href="http://media.santabanta.com/gallery/global%20celebrities(f)/jenny%20mccarthy/jenny%20mccarthy33d.jpg"><img class="alignleft" src="http://media.santabanta.com/gallery/global%20celebrities(f)/jenny%20mccarthy/jenny%20mccarthy33d.jpg" alt="" width="142" height="207" /></a><a href="http://www.fanunity.com/amanda-peet/images/amanda-peet.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.fanunity.com/amanda-peet/images/amanda-peet.jpg" alt="" width="118" height="171" /></a><a href="http://www.ageofautism.com/2008/10/should-the-vali.html">Is Age of Autism telling Jenny McCarthy to back away from a fight?</a> - Ah huh. They say they don't think McCarthy should debate Amanda Peet because--are you ready?</p>
<blockquote><p>". . .this war between two young non-doctor icons really cheapens the debate over the safety of vaccines."</p></blockquote>
<p>Really? YOU JUST FIGURED THIS OUT?! So I suppose you guys will no longer be pushing Jenny as your spokesperson anymore then, right? Oh, and here's what they wrote in their open letter to Amanda Peet:</p>
<blockquote><p>"Whether one mom is right or wrong about how to raise our children should not be up for public debate. You were right for your child and I am right for mine."</p></blockquote>
<p>Um, you are aware that Jenny and Amanda are making too diametrically opposed claims, right? If one is right then the other is wrong. And funny again how you suddenly started kissing Amanda's ass now that there's talk of a possible debate. It seems to me that if your evidence was so strong you'd welcome the debate since you've been pushing non-doctor icon Jenny McCarthy as your big champion. I'll say the same thing I said about the Republican Party when they wouldn't release Sarah Palin to the press for interviewers. What are you so afraid of, guys?</p>
<p><a href="http://skepacabra.wordpress.com/files/2008/10/religuousposter.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-668" title="religuousposter" src="http://skepacabra.wordpress.com/files/2008/10/religuousposter.jpg?w=218" alt="" width="230" height="316" /></a><a href="http://image.guardian.co.uk/sys-images/Film/Pix/pictures/2007/08/31/ebert460.jpg"><img class="alignleft" src="http://image.guardian.co.uk/sys-images/Film/Pix/pictures/2007/08/31/ebert460.jpg" alt="" width="188" height="122" /></a><strong></strong></p>
<p><strong>Roger Ebert</strong> gave <em>Religulous</em> <a href="http://rogerebert.suntimes.com/apps/pbcs.dll/article?AID=/20081002/REVIEWS/810020306">three and a half stars</a>! - I just saw it today myself and plan to write a review tomorrow. So stay tuned.</p>
<p>The Smithsonian has recently put a <a title="Tennessee v. John Thomas Scopes Trial Photographs - a set on Flickr" href="http://www.flickr.com/photos/smithsonian/sets/72157607580371997/">set of photos from the 1925 Scopes trial</a> on Flickr.</p>
<p><a href="http://www.depletedcranium.com/happyscience/Stephen_Hawking.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.depletedcranium.com/happyscience/Stephen_Hawking.jpg" alt="" width="92" height="106" /></a>Stephen Hawking tells us why <a href="http://www.cosmosmagazine.com/node/2209/full" target="_blank">we should go into space</a>.</p>
<p><a href="http://www.cvrick.com/cv_rick/images/2007/12/07/supernova.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.cvrick.com/cv_rick/images/2007/12/07/supernova.jpg" alt="" width="175" height="224" /></a>And on a related note, <a href="http://www.theskepticsguide.org/sgublog/?p=341#more-341">The Money Shot - From Space</a> - Very soon Virgin Galactic will launch its first tourists into space. But this week, an “unidentified party” <a href="http://www.msnbc.msn.com/id/26991760/">offered Virgin Galactic $1 million</a>, up front, to film a sex-in-space movie aboard SpaceShipTwo. Virgin Galactic rejected the offer. And follow the first link to learn about the complications of sex in space. Apparently, it's not as easy as it looked in the the movie "Supernova."</p>
<p><a href="http://farm2.static.flickr.com/1343/599881932_bf2b5579c8.jpg?v=0"><img class="alignleft" src="http://farm2.static.flickr.com/1343/599881932_bf2b5579c8.jpg?v=0" alt="" width="240" height="240" /></a><a href="http://theedger.org/2008/10/04/in-defence-of-militant-atheism-part-1/">In Defense of Militant Atheism</a> - Part 1</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[[Newnham College]]]></title>
<link>http://rivercam.wordpress.com/?p=266</link>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 19:35:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>seanchens</dc:creator>
<guid>http://rivercam.pt-br.wordpress.com/2008/10/04/newnham-college/</guid>
<description><![CDATA[
Newnham College is the second women&#8217;s college in Cambridge University.


Newnham College is t]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3146/2801569268_6163a7e6dc.jpg?v=0" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p style="text-align:center;">Newnham College is the second women's college in Cambridge University.</p>
<p><!--more--></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3178/2800724615_27841a8d9a.jpg?v=0" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p style="text-align:center;">Newnham College is the second women's college in Cambridge Univeristy, which was found by Henry Sidgwick in 1871. (The woman first college is Girton College).</p>
<p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3071/2800721115_88826a56bb.jpg?v=0" alt="" width="336" height="500" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3008/2801572352_33b24d8450.jpg?v=0" alt="" width="336" height="500" /></p>
<p style="text-align:center;">Pfeiffer Arch is the original main entrance to the college before the Porters' Lodge moved to the above one in Sidgwick Avenue.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3198/2800722675_80c324c111.jpg?v=0" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p style="text-align:center;">The Chapel in Newnham College.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3085/2800723843_c9f93ed4a5.jpg?v=0" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3004/2800720433_0cd03af6c1.jpg?v=0" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3059/2800719905_f5078c49ab.jpg?v=0" alt="" width="336" height="500" /></p>
<p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3159/2800723297_c5e3d052b7.jpg?v=0" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p style="text-align:center;">Sidgwick Hall from the sunken garden.</p>
<p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3010/2801566120_42e9eccfe8.jpg?v=0" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3110/2801566596_90d0bdbfd8.jpg?v=0" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3237/2800717869_9aeb2efcc1.jpg?v=0" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3244/2801565506_50687445d9.jpg?v=0" alt="" width="336" height="500" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Stephen Hawking In Cosmos:  Some Reasons Why We Should Continue Space Exploration]]></title>
<link>http://chrisnavin.wordpress.com/?p=1242</link>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 01:01:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>chr1</dc:creator>
<guid>http://chrisnavin.pt-br.wordpress.com/2008/10/03/stephen-hawking-in-cosmos-some-reasons-we-should-go-into-space/</guid>
<description><![CDATA[Full article here.
Back to the moon&#8230;a moon base&#8230;a Mars base&#8230;beyond?
&#8220;The hu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.cosmosmagazine.com/node/2209/full" target="_blank">Full article here.</a></p>
<p>Back to the moon...a moon base...a Mars base...beyond?</p>
<p><strong><em><span style="text-decoration:underline;">"The human race has existed as a separate species for about two million years. Civilisation began about 10,000 years ago, and the rate of development has been steadily increasing. But, if the human race is to continue for another million years, we will have to boldly go where no one has gone before."</span></em></strong></p>
<p><span style="margin-top:0;font-size:.9em;"><span style="margin-top:0;font-size:.9em;"><a href="http://technorati.com/faves?sub=addfavbtn&#38;add=http://chrisnavin.wordpress.com"><img src="http://static.technorati.com/pix/fave/btn-fave2.png" alt="Add to Technorati Favorites" /></a></span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nu ai vazut nimic inca .... "Corpus Clock"]]></title>
<link>http://gabonel.wordpress.com/?p=13</link>
<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 20:26:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>gabonel</dc:creator>
<guid>http://gabonel.pt-br.wordpress.com/2008/09/28/nu-ai-vazut-nimic-inca-corpus-clock/</guid>
<description><![CDATA[       Corpus Clock , ceasul in voaloare de 1 milion de lire sterline, a fost prezentat pe 19]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>       <a title="Corpus Clock !" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/9/96/Corpus_Clock_1.jpg/383px-Corpus_Clock_1.jpg" target="_blank">Corpus Clock</a> , ceasul in voaloare de 1 milion de lire sterline, a fost prezentat pe 19 septembrie de catre inventatorul si fabricantul lui John Taylor ! Orologiul a fost realizat in onoarea p<span class="TEXT_article">rofesorul <a title="Stephen Hawking" href="http://ro.wikipedia.org/wiki/Stephen_Hawking" target="_blank">Stephen Hawking </a>autorul bestsellerului mondial „Scurtă istorie a timpului“.</span></p>
<p><span class="TEXT_article">      Proiectul a fost finalizat in 5 ani, cheltuielile fiind acoperite de inventator. Miraculoasa inventie este un sistem mecanic angrenat de un motor electric, limbile fiind inlocuite cu lumini. Privitorii sunt pacaliti de miscarile ciudate ale componentelor care dau uneori impresia ca ceasul se opreste. „Cronofagul“, o lacusta pozitionata deasupra ceasului adoptata de catre inventator ca ornament, angreneaza ansamblul si hipnotizeaza privitorii prin miscarile falcilor, coloritul extrem, clipitul si intepatul cozii care o fac aproape reala.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Stephen Hawking]]></title>
<link>http://ticblog.wordpress.com/?p=3594</link>
<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 13:02:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>Alberto Armada</dc:creator>
<guid>http://ticblog.pt-br.wordpress.com/2008/09/27/stephen-hawking/</guid>
<description><![CDATA[
Stephen Hawking acerca el Universo a los más jóvenes


Presenta un nuevo libro para explicar el o]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="main_title">
<h2><a href="http://es.wikipedia.org/wiki/Stephen_Hawking" target="_blank">Stephen Hawking</a> acerca el Universo a los más jóvenes</h2>
</div>
<div class="tagline">
<h3 class="last" style="text-align:justify;">Presenta un nuevo libro para explicar el origen del Universo de una manera sencilla</h3>
<p><img class="aligncenter" src="http://www.telecinco.es/informativos/content/maincontent/138.$plit/C_4_maincontent_12799_mediumimage.jpg" alt="" width="300" height="400" /></p>
<p><a href="http://www.telecinco.es/informativos/cultura/noticia/48055/Presenta+un+nuevo+libro+para+explicar+el+origen+del+Universo+de+una+manera+sencilla" target="_blank">Enlace a la noticia</a>.</p>
<p>Tuve la suerte de que Lucy Hawking me dedicase este libro.</p>
<p style="text-align:center;"><a href="http://ticblog.files.wordpress.com/2008/09/img_0341.jpg"><img class="size-full wp-image-3595 aligncenter" title="img_0341" src="http://ticblog.wordpress.com/files/2008/09/img_0341.jpg" alt="" width="448" height="336" /></a></p>
</div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[J'ai lu...]]></title>
<link>http://saturnerifo.wordpress.com/?p=73</link>
<pubDate>Fri, 26 Sep 2008 06:59:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>saturnerifo</dc:creator>
<guid>http://saturnerifo.pt-br.wordpress.com/2008/09/26/jai-lu-2/</guid>
<description><![CDATA[&#8230; &#8221; Georges et les secrets de l&#8217;univers &#8221; de Lucy et Stephen Hawking. Et j]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>... " <a href="http://www.pocket.fr/hors-collection-fiche-livre-9782266176453.html">Georges et les secrets de l'univers</a> " de Lucy et <a href="http://www.hawking.org.uk/">Stephen Hawking</a>. Et j'ai été déçu.</p>
<p>Tout d'abord parce qu'il s'agit d'un premier tome. Le deuxième devrait paraître en septembre 2009. Mais ça, on ne l'apprend qu'à la fin. Aucune mention sur la couverture ni au dos de l'ouvrage. Pas sympa.</p>
<p>Ensuite, l'histoire est assez enfantine : <strong>un enfant voyage dans l'univers au moyen d'un super ordinateur qui lui ouvre des " portes " sur le cosmos</strong>. Mouais.</p>
<p>Le récit est parsemé d'explications sur la physique et l'astronomie (les atomes, la matière, la gravité, les planètes, les trous noirs). Au départ, je trouvais ça original, mais par la suite cela m'a ennuyé (les explications devenant plutôt compliquées et la présence de nombreux chiffres rendant le " cours " indigeste).</p>
<p>Bref, un cours de physique élémentaire au milieu d'un ouvrage de science-fiction pour enfant. Bof. Pas certain que j'achèterai la suite.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hay algo aquí que va mal (10)]]></title>
<link>http://laopcionb.wordpress.com/?p=553</link>
<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 23:05:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>Pedro Bravo</dc:creator>
<guid>http://laopcionb.wordpress.com/2008/09/26/hay-algo-aqui-que-va-mal-10/</guid>
<description><![CDATA[
Será muy difícil evitar un desastre en el planeta Tierra en los próximos cien años&#8221;
Lo ha]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://laopcionb.files.wordpress.com/2008/09/hawkingmugshot_1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-554" title="hawkingmugshot_1" src="http://laopcionb.wordpress.com/files/2008/09/hawkingmugshot_1.jpg" alt="" width="250" height="286" /></a></p>
<blockquote><p>Será muy difícil evitar un desastre en el planeta Tierra en los próximos cien años"</p></blockquote>
<p><a href="http://www.lavozdegalicia.es/sociedad/2008/09/25/0003_7169750.htm">Lo ha dicho Stephen Hawking en Santiago de Compostela</a>. Y luego ha añadido que el futuro está en el espacio. Siempre podemos recalificar el imperio <a href="http://es.wikipedia.org/wiki/Klingon">klingon</a>.</p>
<p><a href="http://laopcionb.files.wordpress.com/2008/09/chuck_12.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-558" title="chuck_12" src="http://laopcionb.wordpress.com/files/2008/09/chuck_12.jpg" alt="" /></a></p>
<p>Por cierto, aprovecho para recordar que la verdadera identidad de Stephen no es la de científico, sino la de rapero. El muy ladino se hace llamar <a href="http://es.wikipedia.org/wiki/MC_Hawking">MC Hawking</a> y su historia se puede encontrar <a href="http://www.mchawking.com/">pinchando aquí</a>. Vídeo va:</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/89jt7zJzkNQ'></param><param name='wmode' value='transparent'></param><embed src='http://www.youtube.com/v/89jt7zJzkNQ&rel=0' type='application/x-shockwave-flash' wmode='transparent' width='425' height='350'></embed></object></span></p>
<p>Es más viejo que la tana, lo sé, pero me sigue haciendo gracia.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[El spoileador de libros (I)]]></title>
<link>http://lac07.wordpress.com/?p=1602</link>
<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 10:48:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Anto</dc:creator>
<guid>http://lac07.pt-br.wordpress.com/2008/09/25/el-spoileador-de-libros-i/</guid>
<description><![CDATA[Brevísima historia del tiempo
-Pues parece que va a llover.
- Si- Contesto ella.
(Stephen Hawking, ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Brevísima historia del tiempo</strong></h2>
<blockquote><p>-Pues parece que va a llover.</p>
<p>- Si- Contesto ella.</p>
<p>(Stephen Hawking, 2005)</p></blockquote>
<p><span style="color:#3366ff;">[Leer mas...]</span><br />
(No es un link, es un buen consejo)</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Big Bangs Before The Big Bang?: Testing the Multiverse Hypothesis]]></title>
<link>http://santitafarella.wordpress.com/?p=2514</link>
<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 01:02:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>santitafarella</dc:creator>
<guid>http://santitafarella.pt-br.wordpress.com/2008/09/24/big-bangs-before-the-big-bang-testing-the-multiverse-hypothesis/</guid>
<description><![CDATA[Over at Physorg.com, a science news website, there is an article on how scientists are trying to br]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Over at Physorg.com, a science news website, there is an <a href="http://www.physorg.com/news141317146.html">article</a> on how scientists are trying to bring pre-Big Bang speculation into the realm of the empirical.</p>
<p>For example, one of the theories that has been bandied about by scientists is that our universe was birthed out of an already existing universe, perhaps spewing us forth from a black hole.</p>
<p>The new Large Hadron Collider, built in Europe, may help scientists keep that idea alive---or put it to rest:</p>
<blockquote><p>[Scientists] say that no scientific theory can be considered valid until it's been tested.</p>
<p>"It is becoming increasingly clear that multiverse models grounded in modern physics can be empirically testable," Max Tegmark, a theoretical physicist at the University of Pennsylvania, Philadelphia, wrote in "Parallel Universes," a chapter in the 2003 book "Science and Ultimate Reality."</p>
<p>Some researchers hope that the Large Hadron Collider will provide evidence to support or refute these conjectures. They say the particle smasher might discover extra dimensions, beyond our familiar three spatial dimensions plus time. More dimensions are the basis of several pre-big-bang theories.</p>
<p>Michio Kaku, a professor of theoretical physics at the Graduate Center of the City University of New York, proposes that gravity, unlike light and matter, could travel between parallel universes and cast a "shadow" that scientists might be able to detect.</p>
<p>The shadow might take the form of "gravitational waves," faint ripples in the fabric of space and time caused by violent explosions such as the big bang. Detectors in the United States and Europe are seeking such waves, and in the future satellites will watch for evidence of them in space.</p>
<p>Turok says his cyclic theory predicts a "distinctive pattern of gravitational waves that is very different from the one expected in the big-bang theory ... and may prove or disprove our theory within the next few years."</p>
<p>Last August, ground and satellite observations revealed what appeared to be an enormous "hole in the universe," a mostly empty region of the sky, 900 million light-years wide - about 5 billion trillion miles - in the constellation Eridanus. Mersini-Houghton, a believer in multiple universes, interpreted the empty spot as the "footprint" of the gravitational tug of another, smaller universe parked at the edge of our own.</p>
<p>"It's like someone took a giant scoop and scooped all the matter away," she told the Columbia cosmology conference. "All these universes are interacting with each other."</p>
<p>Mersini-Houghton's interpretation of the "hole" is controversial and so far lacks independent confirmation.</p></blockquote>
<p>Wouldn't it be nice if everybody held their ideas up to critical scrutiny, and sought out evidence to support their theories, as these scientists are doing?</p>
<p>And as these good scientists are doing in this Monty Python skit?</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/yp_l5ntikaU'></param><param name='wmode' value='transparent'></param><embed src='http://www.youtube.com/v/yp_l5ntikaU&rel=0' type='application/x-shockwave-flash' wmode='transparent' width='425' height='350'></embed></object></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["el futuro de la raza humana está en el espacio"]]></title>
<link>http://isaaclopez.wordpress.com/?p=169</link>
<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 00:43:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>isaaclopez</dc:creator>
<guid>http://isaaclopez.pt-br.wordpress.com/2008/09/25/el-futuro-de-la-raza-humana-esta-en-el-espacio/</guid>
<description><![CDATA[
El astrofísico Stephen Hawking presenta &#8216;La clave secreta del Universo&#8217;, escrito con s]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>El astrofísico Stephen Hawking presenta 'La clave secreta del Universo', escrito con su hija Lucy</li>
<li>Con este libro intenta combatir la sequía de vocaciones científicas</li>
</ul>
<div class="firma">PABLO JÁUREGUI</div>
<div class="firma"><img title="EFE)" src="http://estaticos02.cache.el-mundo.net/elmundo/imagenes/2008/09/24/1222260808_0.jpg" border="0" alt="EFE)" width="300" height="404" /></p>
<div class="ampliarfoto"><a href="//www.elmundo.es/elmundo/muestra_foto_grande.html?foto=/elmundo/imagenes/2008/09/24/1222260808_g_0.jpg&#38;alto=689&#38;ancho=512&#38;md5=a494fdaeaafcb3dcace80d09dbd133aa','width=522,height=729')"></a></div>
<p><em><strong>Hawking, en la plaza del Obradoiro, hace unos días. (Foto: EFE)</strong></em></div>
<p class="entradilla"><span class="localizacion"><span style="font-size:x-small;">SANTIAGO DE COMPOSTELA</span></span>.- "Quiero alentar los vuelos espaciales tripulados, porque creo que, a largo plazo, el futuro de la raza humana deberá transcurrir en el espacio. Si la Humanidad pretende sobrevivir durante otro millón de años, tendremos que ir, sin vacilación, donde nadie ha ido antes". El astrofísico Stephen Hawking, probablemente el científico más famoso del planeta, ha desgranado en Santiago de Compostela su visión cósmica del futuro, al presentar la edición española de su nuevo libro, 'La clave secreta del Universo' (editorial Montena), escrito junto a su hija Lucy.</p>
<p>Cuando aún no ha transcurrido ni año y medio desde aquel <a href="http://www.elmundo.es/elmundo/2007/04/26/ciencia/1177621410.html"><strong><span style="color:#003d7a;">inolvidable viaje en gravedad cero</span></strong></a> que el ilustre catedrático de Cambridge realizó a bordo de un avión para experimentar la sensación de flotar en el espacio, Hawking ha señalado que, en un mundo amenazado por graves peligros como el cambio climático o un posible conflicto nuclear, "<strong>la raza humana no debería poner todos sus huevos en la misma cesta, o en el mismo planeta</strong>; esperemos poder evitar que la cesta se caiga antes de haber esparcido la carga.</p>
<p>Tras un retraso de 20 minutos, debido a un problema informático de última hora con el impresionante <strong>sintetizador de voz que utiliza para comunicarse</strong> con el mundo, Hawking <strong>ha reivindicado "la emoción del descubrimiento, cuando encuentras algo que nadie antes conocía"</strong>, en una rueda de prensa multitudinaria celebrada en la capital gallega.</p>
<div class="derecha">
<div class="sumariocita">
<div class="columnasumario">
<div class="sumario">
<p class="cita">'La raza humana no debería poner todos sus huevos en la misma cesta, o en el mismo planeta; esperemos poder evitar que la cesta se caiga antes de haber esparcido la carga'</p>
</div>
<hr /></div>
</div>
</div>
<p>El <strong>gran pionero en la investigación del 'Big Bang' y los agujeros negros</strong> considera muy preocupante que "vivimos en una sociedad que está crecientemente gobernada por la ciencia y la tecnología, y sin embargo <strong>cada vez menos gente desea meterse en ciencia</strong>". Para intentar combatir esta sequía de vocaciones científicas, Hawking ha decidido escribir junto a su hija Lucy una fábula para niños y adolescentes que pretende encender en sus lectores la <strong>chispa de la curiosidad</strong> por comprender los orígenes y la naturaleza del Universo.</p>
<p>"Estudié física y cosmología porque quería respuestas a grandes cuestiones: por qué estamos aquí, de dónde venimos. Alentaría a los jóvenes a hacer lo mismo", proclamó Hawking, a través de la voz robótica con acento americano del sintetizador que lleva acoplado a su <strong>silla de ruedas</strong>. La gravedad de su <strong>esclerosis lateral amiotrófica</strong>, la enfermedad degenerativa que padece el científico <strong>desde los 21 años</strong>, ha llegado hasta tal punto que ahora ya sólo puede controlar el ordenador con el que se comunica moviendo los músculos de su mejilla, <strong>para guiar un rayo infrarrojo sobre una pantalla donde encuentra las palabras o frases que quiere expresar</strong>.</p>
<div class="derecha">
<div class="sumariocita">
<div class="columnasumario">
<div class="sumario">
<p class="cita">Este sábado recibirá el I Premio Fonseca por su 'excepcional maestría' en la divulgación científica</p>
</div>
<hr /></div>
</div>
</div>
<p>La hija del astrofísico, novelista de profesión, ha asegurado que escribir este libro con su padre ha sido una experiencia "inolvidable" y definió el libro como "una aventura fabulosa a través del Universo" para que los más jóvenes puedan sentir la fascinación que puede producir la exploración científica del cosmos.</p>
<p>La <strong>elección de Santiago</strong> para presentar su nueva obra no es casual, ya que el próximo sábado <strong>Hawking recibirá el I Premio Fonseca</strong>, un galardón creado por el Programa ConCiencia de la Universidad de Santiago de Compostela para reconocer la labor de grandes divulgadores científicos. El jurado de este premio ha destacado en su fallo la <strong>"excepcional maestría"</strong> del astrofísico británico "en la popularización de conceptos complejos de la Física en nuestra comprensión del Universo, combinada con la más alta excelencia científica".</p>
<p><strong>con información del diario español El Mundo</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Stephen Hawking cree que en 100 años más no se podrá vivir en el planeta tierra]]></title>
<link>http://eurolatinpress.wordpress.com/?p=474</link>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 19:27:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>eurolatinpress</dc:creator>
<guid>http://eurolatinpress.pt-br.wordpress.com/2008/09/24/stephen-hawking-cree-que-en-100-anos-mas-no-se-podra-vivir-en-el-planeta-tierra/</guid>
<description><![CDATA[El científico británico Stephen Hawking, reconocido por sus trabajos sobre los agujeros negros en ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>El científico británico Stephen Hawking, reconocido por sus trabajos sobre los agujeros negros en el Universo, está convencido de que "el futuro a largo plazo de la raza humana será en el espacio", pues considera que "ya será muy difícil" evitar un desastre en el planeta Tierra "en los próximos cien años, no ya en los próximos mil o un millón de años".</p>
<p>En una rueda de prensa en Santiago de Compostela, en la que contestó a 12 preguntas -a pesar de que su media en estos actos con los medios es de seis, dado que su velocidad es de una a dos palabras por minuto debido a su esclerosis lateral amiotrófica-, Hawking alertó de que los humanos "no deberían poner todos sus huevos en la misma cesta, o en el mismo planeta".</p>
<p>Por ello, expresó su deseo de ir al espacio porque quiere "alentar los vuelos espaciales tripulados" porque insistió en que en el futuro los humanos deberá transcurrir en el espacio. "Si la raza humana debe continuar durante otro millón de años, tendremos que ir, sin vacilación, donde nadie ha ido antes", aseguró.</p>
<p>Este prestigioso científico recordó que la experiencia con la Estación Espacial Internacional "muestra que es posible que los seres humanos sobrevivan durante meses alejados de la Tierra", pero añadió que "la gravedad cero a bordo provoca numerosos e indeseables cambios psicológicos y debilitamiento de los huesos".</p>
<p>Así, apuntó que sería deseable una base a largo plazo para que pudieran estar en un planeta o una luna y apuntó que "perforando la superficie se conseguiría aislamiento térmico y protección frente a meteoritos y rayos cósmicos". "El planeta o luna podría servir también como fuente de materias primas que serían necesarias si la comunidad extraterrestre tuviera que automantenerse independientemente de la Tierra", indicó.</p>
<p>MEJORAR LA RAZA HUMANA</p>
<p>Sobre la evolución de la raza, se manifestó "seguro" de que durante el próximo siglo se descubrirá cómo modificar, tanto la inteligencia, como instintos tales como la agresividad". No obstante, alertó de que algunos no resistirán la tentación de mejorar características humanas como el tamaño de la memoria, la resistencia a las enfermedades o la duración de la vida".</p>
<p>"Una vez que aparezcan tales 'superhumanos' habrá problemas políticos graves con los humanos no mejorados, que serán incapaces de competir. Presumiblemente morirán o se convertirán en irrelevantes. En su lugar habrá una raza de seres autodiseñados que se mejorarán a sí mismos a ritmos cada vez mayores", insistió.</p>
<p>Por otra parte, Stephen Hawking advirtió de que "la baja estima" en la que se tiene a la ciencia y a los científicos "está teniendo serias consecuencias", pues se vive en una sociedad "crecientemente gobernada por la ciencia y la tecnología y, sin embargo, cada vez menos gente desea meterse en ciencia".</p>
<p>INTERESAR A LOS NIÑOS EN LA CIENCIA</p>
<p>Afirmó que, "como un pequeño paso para enfrentar esto", su hija Lucy y él escribieron un libro para niños -'La clave secreta del Universo'- para alentar a las nuevas generaciones a interesarse por al ciencia. "No haya nada como la emoción del descubrimiento, cuando encuentras algo que nadie antes conocía", quiso transmitir a los más jóvenes.</p>
<p>Preguntado sobre si las personas seguirán necesitando dioses en el futuro, Hawking dijo que los físicos creen que el Universo está gobernado por leyes científicas, "que deben cumplirse sin excepciones o no serían leyes". "Esto no deja mucho espacio para milagros o para Dios", argumentó.</p>
<p>En cuanto a si hay experiencias de poder viajar en el tiempo, puso como ejemplo que "si se pudiera volver a 1475, cuando nació Fonseca, solamente se podría observar su nacimiento porque no se podría cambiar la historia". "Se puede entender lo que pasó, pero no volver Fonseca naciera", siguió con su símil.</p>
<p>fuente : Agencias</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Wenn Stephen Hawking dichtet]]></title>
<link>http://ablage.wordpress.com/?p=118</link>
<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 19:21:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>Kathrin</dc:creator>
<guid>http://ablage.pt-br.wordpress.com/2008/09/23/wenn-stephen-hawking-dichtet/</guid>
<description><![CDATA[Ich mag gern Limericks und hab aus purer Langeweile mal den Wikipedia Artikel angeschaut. Ich kann e]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ich mag gern Limericks und hab aus purer Langeweile mal den <a href="http://de.wikipedia.org/wiki/Limerick_(Gedicht)">Wikipedia Artikel</a> angeschaut. Ich kann es kaum fassen, aber es gibt einen Limerick von Stephen Hawking (ohne Gewähr, dass er den selbst geschrieben hat) und ich find ihn auch gar nicht mal so schlecht.</p>
<blockquote><address>There was a young lady of Wright</address>
<address>who traveled much faster than light</address>
<address>she departured one day</address>
<address>in a relative way</address>
<address>and returned in the previous night.</address>
</blockquote>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hawking hace el camino]]></title>
<link>http://puntoazul.wordpress.com/?p=90</link>
<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 22:36:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>puntoazul</dc:creator>
<guid>http://puntoazul.pt-br.wordpress.com/2008/09/22/hawking-hace-el-camino/</guid>
<description><![CDATA[
El científico británico Stephen Hawking visitó este lunes Santiago de Compostela entre la admira]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://puntoazul.files.wordpress.com/2008/09/stephen_hawking_durante_visita_santiago_compostela.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-91" title="stephen_hawking_durante_visita_santiago_compostela" src="http://puntoazul.wordpress.com/files/2008/09/stephen_hawking_durante_visita_santiago_compostela.jpg" alt="" width="340" height="250" /></a></p>
<p>El científico británico Stephen Hawking visitó este lunes Santiago de Compostela entre la admiración y la curiosidad de universitarios, turistas y peregrinos, a su llegada a la plaza del Obradoiro. El prestigioso físico, de 66 años, recorrio un tramo símbolico del Camino de Santiago que culminó en la catedral.</p>
<p>Hawking, que viaja junto a su hija Lucy, con la que ha escrito su libro <em>La clave secreta del universo. Una maravillosa aventura por el Cosmos</em>, fue recibido por el alcalde compostelano, Xosé A. Sánchez Bugallo, quien mostró su "admiración" por su doble "capacidad de superación" en su carrera profesional y en su vida cotidiana.</p>
<p>El experto en física teórica, que se desplaza desde hace varias décadas en una silla de ruedas debido a una esclerosis lateral que le produjo una parálisis casi total, ha sido invitado a la capital gallega por la Universidad de Santiago de Compostela (USC) y por el Ayuntamiento para recoger el premio Fonseca.</p>
<p>Hawking, que además de estar confinado en una silla de ruedas por su enfermedad perdió la voz en 1985, utiliza un sintetizador vocal para facilitar la comunicación.</p>
<p>Pese a esos impedimentos físicos, el científico ha mantenido su capacidad de proseguir, aunque de manera limitada, conferencias e intervenciones en diversos puntos del planeta, en los últimos meses en Johannesburgo, Washington y Santiago de Chile.</p>
<p>Hawking, que prolongará su estancia en la capital gallega durante una semana con el objetivo de reunirse con la comunidad científica universitaria y de impartir una conferencia, ha dicho estar "muy contento" de visitar en Compostela y de poder recoger el premio, algo que consideró "un honor".</p>
<p><em>Fuente: El País</em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Stephen Hawking unveils a weird looking clock]]></title>
<link>http://technologyroundup.wordpress.com/?p=28</link>
<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 10:14:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>howclockswork</dc:creator>
<guid>http://technologyroundup.pt-br.wordpress.com/2008/09/22/stephen-hawking-unveils-a-weird-looking-clock/</guid>
<description><![CDATA[Time Eater Clock
Anyone seen this? It&#8217;s called the &#8216;Time Eater&#8217;. Unsurprisingly, i]]></description>
<content:encoded><![CDATA[[caption id="" align="alignleft" width="226" caption="Time Eater Clock"]<img title="Time Eater Clock" src="http://newsimg.bbc.co.uk/media/images/45034000/jpg/_45034497_122aac8a-be53-44c8-993f-f90e8ff7473a.jpg" alt="Time Eater Clock" width="226" height="300" />[/caption]
<p>Anyone seen this? It's called the 'Time Eater'. Unsurprisingly, it has been dubbed the 'strangest clock in the world'. Can anyone guess why?</p>
<p>It features a giant grasshopper on the top and instead of hands &#38; numbers, it has 60 slits cut into its face which light up to show the time.</p>
<p>It was unveiled by Professor Stephen Hawking and it cost £1Million!</p>
<p>Apparantly, the clock is only accurate once every five minutes (which is of course really useful).</p>
<p>Dr John Taylor, 72, designed the clock as a tribute to English clockmaker John Harrison.</p>
<p>Eight engineers and craftsman worked for five years to mould the 24-carat gold-plated face! Just think what they could have done in 5 years... Maybe something actually useful... Maybe a clock that tells the time, ALL the time? Oh, and let's not forget the £1Million...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Stephen Hawking Reveals Time-Devouring Clock]]></title>
<link>http://disaphorism.wordpress.com/?p=667</link>
<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 20:41:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>disaphorism</dc:creator>
<guid>http://disaphorism.pt-br.wordpress.com/2008/09/21/stephen-hawking-reveals-time-devouring-clock/</guid>
<description><![CDATA[Oh, if only I could have that minute back!
Background history on John Harrison, for whom Hawking and]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Oh, if only I could have that <a href="http://news.bbc.co.uk/1/hi/technology/7625815.stm" target="_blank">minute back</a>!</p>
<p><span class="story_comment_back_quote">Background history on John Harrison, for whom Hawking and Taylor unveiled the clock: Harrison, inspired by Robert Hooke (deadly adversary to Newton and a first-class mind in his own right), solved the "longitudinal problem" sailors faced on long voyages--sure, it was relatively easy to tell where you were latitundinally (north-south) due to the height of the sun and the stars, but east-west orientation was notoriously difficult to ascertain. Clocks were the best way to get around this: you could take a clock set for London and map the hours' difference from where you were on the high seas by the sun's position in the sky. But the problem is that clocks of Harrison's era used pendulums to keep time, and the rocking sea waters threw them off. So Harrison designed a clock that was the precursor to the modern quartz timepiece: he used bimetallic strips that expanded with the ambient temperature and adjusted the rate of time appropriately. Voila! Longitudinal problem solved.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
